Hicr 99 Ayet 14. Cüz الحجر
15

Hicr

— Hicr
99 Ayet 14. Cüz
الحجر
15
Hicr
99 Ayet
الحجر
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
61
فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ ١٦
Fe lemmâ câe âle lûtınil murselûn(murselûne).
Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,— E.H.Yazır (S-2)
15:61
62
قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ٢٦
Kâle innekum kavmun munkerûn(munkerûne).
Lût dedi ki: «Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz.»— E.H.Yazır (S-2)
15:62
63
قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ ٣٦
Kâlû bel ci’nâke bi mâ kânû fîhi yemterûn(yemterûne).
Elçiler dediler ki: «Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.»— E.H.Yazır (S-2)
15:63
64
وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ ٤٦
Ve eteynâke bil hakkı ve innâ le sâdikûn(sâdikûne).
«Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz.»— E.H.Yazır (S-2)
15:64
65
فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ ٥٦
Fe esri bi ehlike bi kıt’ın minel leyli vettebı’ edbârehum ve lâ yeltefit minkum ehadun vamdû haysu tu’merûn(tu’merûne).
«Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin.»— E.H.Yazır (S-2)
15:65
66
وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ ٦٦
Ve kadaynâ ileyhi zâlikel emre enne dâbire hâulâi maktûun musbihîn(musbihîne).
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: «Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.»— E.H.Yazır (S-2)
15:66
67
وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ ٧٦
Ve câe ehlul medîneti yestebşirûn(yestebşirûne).
Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.— E.H.Yazır (S-2)
15:67
68
قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ ٨٦
Kâle inne hâulâi dayfî fe lâ tefdahûn(tefdahûni).
Lût, kavmine şöyle dedi: «Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin.»— E.H.Yazır (S-2)
15:68
69
وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ٩٦
Vettekullâhe ve lâ tuhzûn(tuhzûni).
«Allah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin.»— E.H.Yazır (S-2)
15:69
70
قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ ٠٧
Kâlû e ve lem nenheke anil âlemîn(âlemîne).
Lût kavmi şöyle dedi: «Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?»— E.H.Yazır (S-2)
15:70
71
قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ ١٧
Kâle hâulâi benâtî in kuntum fâilîn(fâilîne).
Lût şöyle dedi: «İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).— E.H.Yazır (S-2)
15:71
72
لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ ٢٧
Le amruke innehum le fî sekretihim ya’mehûn(ya’mehûne).
Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.— E.H.Yazır (S-2)
15:72
73
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ ٣٧
Fe ehazethumus sayhatu muşrikîn(muşrikîne).
Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.— E.H.Yazır (S-2)
15:73
74
فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ ٤٧
Fe cealnâ âliyehâ sâfilehâ ve emternâ aleyhim hıcâreten min siccîl(siccîlin).
Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.— E.H.Yazır (S-2)
15:74
75
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ ٥٧
İnne fî zâlike le âyâtin lil mutevessimîn (mutevessimîne).
Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.— E.H.Yazır (S-2)
15:75
76
وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ ٦٧
Ve innehâ le bi sebîlin mukîm(mukîmîn).
Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.— E.H.Yazır (S-2)
15:76
77
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ ٧٧
İnne fî zâlike le âyeten lil mu’minîn(mu’minîne).
Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.— E.H.Yazır (S-2)
15:77
78
وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ ٨٧
Ve in kâne ashâbul eyketi le zâlimîn (zâlimîne).
Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.— E.H.Yazır (S-2)
15:78
79
فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟ ٩٧
Fentekamnâ minhum, ve innehumâ le bi imâmin mubîn(mubînin).
Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.— E.H.Yazır (S-2)
15:79
80
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ ٠٨
Ve le kad kezzebe ashâbul hıcril murselîn(murselîne).
Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.— E.H.Yazır (S-2)
15:80
81
وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ ١٨
Ve âteynâhum âyâtinâ fe kânû anhâ mu’rıdîn(mu’rıdîne).
Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı.— E.H.Yazır (S-2)
15:81
82
وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً اٰمِن۪ينَ ٢٨
Ve kânû yanhıtûne minel cibâli buyûten âminîn(âminîne).
Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.— E.H.Yazır (S-2)
15:82
83
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ ٣٨
Fe ehazethumus sayhatu musbıhîn(musbıhîne).
Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.— E.H.Yazır (S-2)
15:83
84
فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ ٤٨
Fe mâ agnâ anhum mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.— E.H.Yazır (S-2)
15:84
85
وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ ٥٨
Ve mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakk(hakkı), ve innes sâate le âtiyetun fasfehıs safhal cemîl(cemîle).
Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.— E.H.Yazır (S-2)
15:85
86
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ ٦٨
İnne rabbeke huvel hallâkul alîm(alîmu).
Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.— E.H.Yazır (S-2)
15:86
87
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ ٧٨
Ve le kad âteynâke seb’an minel mesânî vel kur’ânel azîm(azîme).
Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.— E.H.Yazır (S-2)
15:87
88
لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ ٨٨
Lâ temuddenne ayneyke ilâ mâ metta’nâ bihî ezvâcen minhum ve lâ tahzen aleyhim vahfıd cenâhake lil mu’minîn(mu’minîne).
Onlardan bir kısmına çifter çifter (bol bol) met’a olarak verdiğimiz şeylere gözlerini dikme. Onlar için mahzun olma. Mü’minlere (kalplerine îmân yazılmış olan kimselere) kanatlarını indir (mutevazi ol, himaye et).— E.H.Yazır (S-2)
15:88
89
وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ ٩٨
Ve kul innî enen nezîrul mubîn(mubînu).
De ki: «Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.»— E.H.Yazır (S-2)
15:89
90
كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ ٢٩
Ke mâ enzelnâ alel muktesimîn(muktesimîne).
(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).— E.H.Yazır (S-2)
15:90
Yükleniyor...
Hicr
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle